Skip to main content

Dünya liderleri, hükümetlerin yetkilileri, uluslararası kuruluşlar, sivil toplum örgütleri 30 Kasım-12 Aralık tarihleri arasında Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri’nde Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP) için bir araya geldi. Artık İklim Acil Durumu olarak adlandırılan iklim değişikliğinin durdurulabilmesi için bu yıl 28’incisi düzenlenen COP’tan beklentileri ve bu beklentilerin karşılanıp karşılanamadığına dair tartışmaları kısaca derledik.

📈KÜRESEL DURUM DEĞERLENDİRMESİ (GST): Paris Anlaşması’nın bir çıktısı olan ve her 5 yılda bir yapılması planlanan Küresel Durum Değerlendirmesi’nin iklim krizi ile mücadelede ülkelerin ne kadar yol katettiğini göstermesi hedeflenmekteydi. İlk Küresel Durum Değerlendirmesi, COP28’de uzun müzakereler sonucu karara bağlandı. İlgili karar metninde küresel ortalama sıcaklık artışının 1,5°C ile sınırlanması doğrultusunda sera gazı emisyonlarında derin, hızlı ve sürdürülebilir azaltımlara duyulan ihtiyaç kabul edildi. Karar “fosil yakıtlardan uzaklaşmanın” yanı sıra Taraf Devletlere;

  • Bir sonraki ulusal olarak belirlenmiş katkılarının, tüm sera gazlarını, sektörleri ve kategorileri kapsayan ve küresel ısınmayı 1,5°C ile sınırlandırmakla uyumlu, iddialı, ekonomi çapında emisyon azaltma hedeflerine sahip olmasının sağlanması;
  • Yenilenebilir enerji kapasitesinin küresel olarak üç katına çıkarılması ve 2030 yılına kadar enerji verimliliği iyileştirmelerinin küresel ortalama yıllık oranının iki katına çıkarılması;
  • Emisyonları azaltılmamış kömür enerjisinin aşamalı olarak azaltılmasına yönelik çabaların hızlandırılması;
  • Yenilenebilir enerji, nükleer enerji, özellikle de azaltımın zor olduğu sektörlerde karbon yakalama, kullanma ve depolama gibi azaltma ve uzaklaştırma teknolojileri ve düşük karbonlu hidrojen üretimi dahil olmak üzere sıfır ve düşük emisyonlu teknolojilerin hızlandırılması;
  • 2030’a kadar özellikle metan emisyonları dahil olmak üzere karbondioksit dışı emisyonların küresel olarak hızla ve önemli ölçüde azaltılması;
  • Altyapının geliştirilmesi ve sıfır ve düşük emisyonlu araçların hızla yaygınlaştırılması da dahil olmak üzere bir dizi yolla karayolu taşımacılığından kaynaklanan emisyonların azaltılmasının hızlandırılması; ve
  • Enerji yoksulluğuna veya adil geçişlere çare üretmeyen verimsiz fosil yakıt sübvansiyonlarının mümkün olan en kısa sürede aşamalı olarak kaldırılması

çağrısında bulundu.

GST kararı kömürden ve diğer fosil yakıtlardan somut bir çıkış çağrısı yapmadığı, nükleer enerjiyi ve karbon yakalama ve saklama teknolojilerini iklim değişikliği ile mücadelede kabul edilebilir seçenekler olarak tanımladığı ve fosil yakıtlara verilen teşviklerin istisna tanınmadan sonlandırılması çağrısı yapmadığı için yetersiz olmakla eleştiriliyor.

🏭FOSİL YAKITLARDAN ÇIKIŞ: Küresel ortalama sıcaklık artışının 1,5 santigrat derece ile sınırlandırılabilmesi için fosil yakıt kullanımının sonlandırılması/azaltılmasına yönelik somut hedefleri olan bir anlaşmanın yapılması iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkelerin ve sivil toplum örgütlerinin beklentisi idi.

COP28 karar metninde ise, İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne taraf ülkelere ”Enerji sistemlerinde fosil yakıtlardan düzenli ve adil bir şekilde uzaklaşılması, bu kritik on yılda eylemlerin hızlandırılması ve böylece bilime uygun olarak 2050 yılına kadar net sıfıra ulaşılması” çağrısı yapıldı.

Bu kararla ilk defa bir COP metninde “fosil yakıtlar” ifadesine yer verildi. Müzakereleri takip eden sivil toplum örgütlerinin, uzmanların ve müzakerecilerin bir kısmı bunu “fosil yakıt dönemi için sonun başlangıcı” olarak değerlendirip tarihi bir karar olduğunu dile getirdiler.

Öte yandan bu kararın yeterli olmadığını, iklim acil durumuna somut ve acil bir yanıt için fosil yakıtlardan hızlı bir çıkış çağrısı yapılması gerektiğini belirten müzakereciler de oldu. Çoğu az gelişmiş ülke temsilcisi ve ada devletlerinin müzakerecileri nihai kararı protesto etti.

☀️YENİLENEBİLİR ENERJİDE SOMUT HEDEF: 132 ülke, GST kararında yer aldığı şekli ile,  2030 yılına kadar yenilenebilir enerji kapasitesini üç katına çıkarma ve enerji verimliliğini iki katına çıkarma taahhüdü verdi. Türkiye “Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği Taahhüdü”nü imzalayan ülkeler arasında yer almadı. Taahhüt belgesi fosil yakıtlardan çıkışı açıkça gündeme almadığı için eleştiriliyor. (Taahhüt belgesinin İngilizce metni için tıklayınız.)

🌊KAYIP VE ZARARLARIN TAZMİNİ: COP27’nin belki de en önemli çıktılarından olan Kayıp ve Zarar Fonu, iklim krizinden en az sorumlu olan ve en çok etkilenen az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin yaşadıkları kayıp ve zararların tazmin edilmesi için oluşturulmuş bir finansman mekanizması. COP28’de bu fonun işletilmeye başlanması için sınırlı da olsa bazı adımlar atıldı. Konferans sonunda fon için 720 milyon ABD doları toplandı. Ancak yapılan araştırmalar, bu tutarın gelişmekte olan ülkelerin geri dönüşü olmayan ekonomik ve ekonomik olmayan kayıplarının yüzde 0, 2’sinden daha azına denk geldiğini gösteriyor. Çalışmalara göre Gelişmekte olan ülkelerdeki kayıp ve hasarın 100 milyar ile 580 milyar ABD doları arasında olduğu tahmin ediliyor.

📊İKLİME DAHA ÇOK FİNANSMAN: İklim finansmanı kaynaklarının güçlendirilmesi, şeffaflaştırılması, fosil yakıt çıkarma vergisi gibi yenilikçi finans kaynaklarının oluşturulması COP28’den beklenen çıktılar arasındaydı. Konferans boyunca gelişmekte olan ülkelere ihtiyaç duydukları iklim finansmanını sağlamak için Yeşil İklim Fonu (Green Climate Fund), Uyum Fonu’na (Adaptation Fund), En Az Gelişmiş Ülkeler Fonu (Least Developed Countries Fund)  ve Özel İklim Değişikliği Fonu (Special Climate Change Fund) başlıkları altında yaratılan fon kaynaklarına gelişmiş ülkelerin destekleri açıklandı. Ancak bu fonlarda biriken finansman miktarının 2030 yılına kadar ihtiyaç duyulduğu hesaplanan 2,4 trilyon doların çok gerisinde olduğu belirtiliyor.

Uluslararası Para Fonu IMF’nin yaptığı bir çalışmaya göre ise devletler tarafından kömür, petrol ve doğalgaza bir günde 19 milyar ABD doları destek sağlanıyor. Fosil yakıtlardan çıkış için atılması gereken adımlardan ilki bu desteklerin bir an önce kesilmesi.

 

COP28 Neden Eleştirildi?

İklim aktivistleri ve sivil toplum örgütleri, dünyanın 10. petrol ihracatçısı olan Birleşik Arap Emirlikleri’nin COP 28’e ev sahipliği yapması eleştirildi ve protesto edildi. #BoycottCop28 etiketi ile itirazlarını dile getiren sivil inisiyatifler, paralel olarak 5-10 Aralık’ta Kolombiya Casanare’de Yeryüzü Sosyal Konferansı’nda bir araya geldiler ve küresel düzeyde iklim adaleti talebini yükselttiler.

COP28 devam ederken, Konferans Başkanı Ahmed Al Jaber’in “küserel ısınmayı 1,5 derece ile sınırlamak için fosil yakıtların terk edilmesi gerektiğini gösteren bilimsel kanıt yok” açıklaması The Guardian gazetesinin haberi ile gündeme taşındı. 100’ün üzerinde bilim insanı ise “2050’de net-sıfır karbon emisyonu için atılması gereken adımlarda belirsizliğe yer yok” diyerek fosil yakıtlardan bir an önce çıkışın zorunlu olduğunun altını çizdi.

Dubai’de yapılan konferansa en az 2456 fosil yakıt sektörü lobicisinin katıldığı ortaya çıktı. Bu sayının Yerel Halklar İklim Değişikliği Forumundan katılan yerel halk temsilcilerinin 8 katından fazla olduğu söyleniyor.

Dünya Liderleri COP28’de Sağlık için Bir Araya Geldi

Konferansta 2 Aralık’ta dünya liderleri ilk defa “Sağlık ve İklim” konusunda bir araya geldiler.
Sağlıkçıların ve sivil toplumun Sağlık ve İklim Liderler Toplantısı’ndan beklentisi, iklim krizine dirençli toplumlar için ulusal sağlık sistemlerinin dirençliliğinin artırılması ve sıcaklık artışını 1,5 derece ile sınırlandırabilmek için bir an önce fosil yakıtlardan vazgeçilmesi idi.

Sağlık ve İklim Liderler Toplantısı’nın sonunda COP28 BAE İklim ve Sağlık Bildirgesi açıklandı.

  • Bildirgenin amacı “sağlığı iklim eyleminin merkezine yerleştirmek ve iklime dirençli, sürdürülebilir ve adil sağlık sistemlerinin geliştirilmesini hızlandırmak” olarak ifade ediliyor.
  • Bildirge iklim eyleminin aciliyetinin altını çizerken, adil geçiş programları, hava kirliliğinin önlenmesi, sürdürülebilir beslenme ve hareketlilik 𝐞𝐲𝐥𝐞𝐦𝐥𝐞𝐫𝐢 ile sera gazı emisyonlarında derin, hızlı ve sürdürülebilir azaltımların sağlık açısından getireceği faydaların önemini vurguluyor.
  • COP28 Başkanlığı, Dünya Sağlık Örgütü ve BAE Sağlık ve Koruma Bakanlığı’nın ortak çalışması ile oluşturulan bildirge 120’nin üzerinde ülke tarafından imzalandı.
  • Türkiye de COP28 BAE İklim ve Sağlık Bildirgesi’ni imzalayan ülkeler arasında konferansın ikinci haftasında yerini aldı.
  • Bu siyasi taahhütleri desteklemek üzere, bir dizi yeni finansman taahhüdü de açıklandı.
  • Ancak Sağlık ve İklim Bildirgesi, hava kirliliğinin önlenmesini bir hedef olarak tanımladığı halde kirliliği ve iklim krizini durdurmak için fosil yakıtlardan çıkışın gerekliliğini net bir dille ifade etmediği için eleştiriliyor.

COP 28’de Türkiye

Türkiye, daha önceki yıllarda olduğu gibi COP28’de gelişmekte olan bir ülke olduğu vurgusu ile iklim finansman mekanizmalarına ulaşma talebiyle müzakere yürütmeye devam etti. Ulusal İklim Eylem Planını henüz açıklamayan ve İklim Kanununu henüz yürürlüğe sokmayan Türkiye, Kayıp ve Zarar Fonu’nundan da yararlanmak istediğini deklare etti.

COP28’e giderken Türkiye’de iklim alanında çalışan STK’lar, 2030 için ülkenin %35’lik mutlak azaltım taahhüdünde bulunması çağrısı yapmıştı. Bu çağrıyı COP sonrasında da tekrarlayan sivil toplum kuruluşları Türkiye’yi dünyada en çok sera gazı salan 15. ülke olmasına rağmen, ulusal sera gazı emisyonlarını 2030’a kadar yüzde 30’dan fazla artırmayı öngördüğü için eleştiriyorlar.

Nisan 2023’te güncellenmiş Ulusal Katkı Payı Beyanını yapan Türkiye, 2030 yılında 2012 yılına göre sera gazı emisyonlarını %+1 indirmeyi taahhüt etmiş durumda. Paris Anlaşması’na göre diğer imzacı ülkeler gibi Türkiye de en geç 2025 yılında Ulusal Katkı Beyanını güncelleyerek yeniden UNFCCC’ye sunmak zorunda.

 

COP28’de Türkiye’nin Taraf Olduğu ve Olmadığı Önemli Bildirgeler ve Anlaşmalar

COP28’de devam eden ana müzakerelere paralel olarak pek çok ülke iklim değişikliğine karşı mücadelede farklı inisiyatiflerde yan yana gelerek işbirliği yapma kararı aldı. COP28’de çok sayıda ülkenin imza attığı ancak Türkiye’nin yer almadığı çok sayıda girişim bulunuyor:

  • Küresel Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği Taahhüdü
  • Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Adil Geçiş ve İklim Eylemi Ortaklığı
  • İklim, Yardım, Toparlanma ve Barış Bildirisi
  • Küresel Soğutma Taahhüdü
  • Hidrojen Bildirisi
  • Küresel İklim Finansmanı Çerçevesine İlişkin Liderler Bildirisi
  • Kömür Sonrası Enerji İttifakı (PPCA)
  • İklim, Doğa ve Toplum Bildirisi
  • Uyum Finansmanı Konusunda Azim Koalisyonu

COP28’de bu yıl hazırlanan ve Türkiye’nin imzaladığı bildirgeler ise şöyle:

  • İklim ve Sağlık Bildirgesi
  • Sürdürülebilir Tarım, Dirençli Gıda Sistemleri ve İklim Eylemi Bildirgesi
  • İklim Eylemi için Yüksek Hedefli Çok Düzeyli Ortaklıklar Koalisyonu (CHAMP)

E-Bülten

E-posta adresinizle e-bültenimize kayıt olarak yaklaşan etkinliklerimiz, haberler, raporlarımız ve daha birçok konudan anında haberdar olabilirsiniz.